Aziz Domenico ve kutsal Tespihe olan bağlılığı

Aziz Domenico’nun Tespih duasına olan bağlılığın temelini atan ilk kişi olduğu artık genel bir kanıdır. Bu kanaat Papalar X Leo, V Pius, XIII Gregorius, V Sistus ve diğer papalar tarafından teyit edilmiştir. Şöyle yazmışlardır: “Rosarium almae Dei Genitricis istitutum per B. Dominicum Ord. Fratrum Praedicatorum, auctorem, Spiritu Sancto, ut creditur, afflatum excogitatum”.
 
Bu konuda herhangi bir şüphe yoktur. Bu şekilde dua etmenin –Göklerdeki Pederimiz Duası ve Selam Sana Duası’nın neredeyse çoğunun Havarilerin zamanında oluşturulup söylenmeye başlamış olmasının ne kadar doğruysa; Pazar günleri duasının ve Selam Sana’nın (15 Göklerdeki Pederimiz ve 150 Selam Sana Duası’nın) özellikle sevinçli, acılı ve şanlı olaylar üzerinde derin düşünmenin net niyeti doğrultusunda Aziz Domenico tarafından dâhil edildiği de ayrı bir gerçektir.
 
Bu zihinsel ve sözlü dua biçimi, o kadar da çok asil ve değerlidir, çünkü Mesih İsa’nın hayatının, ölümünün ve şanının temel tüm olaylarını ve imanımızın en önemli gizemlerini kucaklar.
 
Ama Aziz Domenico’nun kutsal Tespihi hangi yılda yaymaya başladığı ve bu alanda tanıtma çalışması yaptığını söylemek çok kolay değildir.
 
Bazı tarihçiler, Aziz Domenico’nun Albigensian heretiklerine karşı Fransa’da mücadele verdiği zamanlarda Tespihi teşvik edip bu duanın sabitlenmesine çalıştığını söyler. Tarihçi Castiglio’ya göre 1209 yılında; başkalarına göre ise 1210 yılına dayandırılabilir.
 
Bu, ortak bir fikir, Fra Andrea Coppenste'nin Almanya'da kutsal Tespih üzerine kitabında "De dignitate psalterii B.V.M." başlığında Ermiş Alano della Rupe’den bahsederken yazılı olanlardan farklı değildir. Kutsal ve değerli bir dini yaşam ve dolayısıyla iman yaşamı süren onun Tespih duasının uygulamasına itmesi için kendisine görünen Bakire Meryem olmuştur.
 
Alano della Rupe’nin anlatımına göre 1200 yıllarında Aziz Domenico, S. Giacomo bölgesi civarında İspanya kıyılarında yoldaşı Bernardo ile yakalanmıştır. Henüz Rahipler Düzeni’ni kurmamıştır; üç ay boyunca onu kaçıranların kölesi olarak kaldığı zamanlarda bir geminin kürek çekme yerinde çalıştırılmıştır.
 
Sevdiği Domenico’ya yapılan hakareti beğenmediğini gösteren Meryemana, hizmetkârının işkence gördüğü gemiyi oradan oraya savuran korkunç bir fırtına çıkarır. Gemi batmak üzereyken Aziz Domenico, onu hapiste tutanları tövbe etmeye ve yardım görmeleri için İsa ile Meryem’in adına yakarmaya teşvik eder. Ama bunlar duymazdan gelirler ve günahlarını telafi etmek yerine deli olduğunu düşündükleri Allah’ın hizmetkârı Domenico’yu hırpalayarak ona küfürler ederler.
 
Bunların inatçılığı ve Aziz’in onlara öğütlemesini hor görmeleri nedeniyle, fırtına da daha tehlikeli bir durum almaya başlar. Korsanların insanlık dışı davranışlarına rağmen Aziz Domenico’nun duaları öylesine etkilidir ki, Bakire Aziz Meryem onlara merhamet eder.
 
Kurtarımız İsa’nın hayatı, ölümü ve dirilişi olayları üzerine meditasyon yaparak her gün 150 Selam Sana ve 15 Göklerdeki Pederimiz Duası’nı söyleyeceklerine söz vermiş olsalardı ve böylece Mesih’in ve Meryem’in yeni Kardeşliğini kursalardı, gemi kazasından kurtarılmış olacaklardı ve hatta denize atmış oldukları yükleri bile geri kazanabilirlerdi. Ancak sonrasında kötülüklerinden tövbe ettiler ve her şeyi yerine getirdiler.
 
Bu olaylar Bakire Meryem tarafından fırtına ve korsanların kurtuluşu dramatik hikayesi olarak Ermiş Alano’ya aktarılmıştır. Bu sayede kutsal Tespih Duasının başlamış olması, Ermiş Alano’nun yanı sıra, Kardeş Andrea Coppenste’nin Kutsal Tespih adlı eserinde ve Kardeş Giovanni Michele Pio’nun “Progenie dell’Ordine” başlığıyla yer almaktadır. Diğer yandan tarihçiler ise, Domenico’nun Tespihe bağlılığı yaymasının, onun Fransa’da Albigensian dinden sapkınlarına karşı eylemi zamanına dayandırmaktadırlar.
 
Fakat Aziz Domenico’nun Tespih'i söyleme üzerine teşvikleri bağlamında, Fransa'da yaptığı o kadar popüler olan, coşkuya kabul edilip hemen manevi ve müthiş meyveler veren yeni dua etme biçiminin vaaz edilmesiyle ilgili olay karşısında, sekiz ila on yıl öncesine kadar uzanan korsanlara ve denizcilere ait hikâye sınırlı bir bölüm oluşturuyordu.
 
O zamandan beri tarihçiler bunun hakkında konuşmaya başladılar ve pratiği Hristiyan dünyasına ve hatta heretiklere yaydılar. Gerçekten de, Kutsal Tesbih'e olan bağlılığı için birçok kişi Kilise'nin kucağına geri döndü, geçmişte yapılan hataları ve suçları kabul etti. Aziz Domenico’nun gittiği her yerde sahip olduğu başarı, Bakire Meryem tarafından kendisine verilen “Eam precandi omnes doce” sözüne atıfta bulunulmadığı takdirde başka bir şekilde anlaşılmaz.
 
Albigensianlara karşı kazanılan zafer kısmen Tespih’e olan bu bağlılıktan kaynaklanmaktadır. Onlara karşı, Papa'nın emriyle, Kont Simone di Monforte komutasındaki 10 bin silahlı adamla bir haçlı seferinin başlatıldığı unutulmamalıdır. Sanki başka bir Yeşu’ya karşı mücadele edilecek gibi, düşmana karşı geçici silahlarla yürüdüler, Aziz Domenico ise bir Musa gibi, ruhsal olarak dua ve vaaz ile savaştı.
 
Bakire'nin yardımı, heretik ordusunu yenen Tespih ile donanmış 10 bin kişinin, binlerce kişiden oluşan Hristiyan ordusundan çok daha büyüktü. Bu olay dünya çapında bir izlenim uyandırdı ve zaferin En Kutsal Tesbih'in gücünden kaynaklandığı kabul edildi.
 
Buna ek olarak, görevinden bahsedilen kronolojik anlatımlarda okunduğu üzere, Aziz Domenico’nun Tespih aracılığıyla yüz bin kadar dinden sapkını, alenen tanınmış günahkârları ve hayat kadınlarını imana getirdiği anlatılır.
 
Kutsal Tesbih uygulaması, inananların kalbine ve ruhuna o kadar nüfuz etti ki, yalnızca o zamanın dini, kutsal duaları her gün kiliselerde, hücrelerde, kütüphanelerde, yolculuklarda okunmazdı; fakat laik, prensler, dindarlar, papalar, kardinaller, imparatorlar, krallar ve diğer soylular bile, hükümetlerin yönetimi ve endişeleri arasında, zevkler ve hoşnutluklar arasında, kendilerini Tesbih'i söylemeye adamak için zaman ve yol bulmak istiyorlardı.
 
Fakat insanın zayıflığından dolayı, zaman geçtikçe, bağlılık öylesine soğudu ki neredeyse unutulmaya başladı. Fakat Bakire Meryem izlemeye devam etti ve insanların kalbini yeniden atlevlendirmeye çalıştı.
 
Aynı zamanda, Atamız Kurucu Aziz Domenico için olduğu kadar, kutsal dua formülünü vaaz etmesi için bir Domeniken’in geri dönmesini istedi. Bu Domeniken, Düzen’in Hocası Ermiş Alano idi.
 
1460 yıllarında Alano, Britanya’da bulunuyordu. Bir sabah kutsal Ayin yaparken, ekmek ve şarabın kutsanması anına gelince, ona şöyle söyleyen haça gerilmiş Mesih İsa’yı ekmekte görür: “Alano, beni haça germeye döndün.” Kafası karışın rahip O’na şöyle cevap verir: “Rabbim, bu kadar kötülük yapmam nasıl mümkün olabilir?”
 
Rab ona şöyle cevap verir: “İhmal günahlarınla beni haça geriyorsun. Bilgeliğe, yönetime ve kutsal Tespih’i vaaz etme yetisine sahipsin ama bunu yapmıyorsun. Dünya kurtlarla dolu ve sen kendini yumuşak huylu bir köpeğe dönüştürdün, üstelik havlamıyorsun. Seni temin ederim ki, eğer kendini değiştirmezsen, sefil ölümlülere yem olacaksın.”
 
Bunu söyledikten sonra, lanetlenmiş ruhların maruz kaldığı cehennem cezalarını ve acılarını ona gösterir. Rab sonra şöyle ekler: "Bu acıları gördün mü? Tespihimi vaaz etmeyi geciktiriyorsan, bu senin mekânın olacak. Git ve seni engellemeye çalışacak olanlara karşı tüm Cennet ordusuyla yanında olacağım.” Ermiş Alano çok korkmuştu.
 
Sonra onu neşelendiren ve yeni umutlar veren ikinci bir görümü olur. Meryem’in Göğe Alınması günü, dua ederken Rab ondan ne istediğini bilmesine izin verdi. Azize Bakire'yi ve onun ile birlikte Oğlu’nu Cennete girerken gördü ve tüm melek ruhları, "Selam Sana" kelimesiyle onun huzurunda hürmetle eğilerek onu selamladılar.
 
Neredeyse Tespih’e biçimde çalgı çalan ve “Selam Sana” ilahisi söyleyen ve diğer koronun “Kadınların en mübareği sensin” diyerek karşılık verdiği melekler görür. Göksel ruhlar Meryem’e her defasında 150’lik gruplar halinde Tespih sunuyorlardı.
 
Onlardan biri Ermiş Alano'ya: “Bu sayı kutsaldır. Ve Nuh’un gemisinde, Musa’nın sandığında, Süleyman tapınağında, Mesih ve Meryem’in tasvir edildiği Davut’un mezmurlarında yer alır. Bu sayıyla Allah, övülmekten hoşlanmaktadır ve sen Tesbih'i vaaz etmeye devam ettikçe Rab seni ne kadar sevdiğini görmek istedi. ”
 
Daha sonra, bu bağlılığı dünyaya duyurmanın gerekli olduğu konusunda onu uyardı, çünkü dünyaya hükmeden çok kötülük vardı. Ancak Allah’ı bu şekilde övenlere, çok yarar sağlanacaktı; onu küçümseyenler ise felaketle boğuşmaları gerekecekti.
 
Dünyada tehdit edilen cezaların üç başlıca günah nedeniyle olduğunu görür: Şehvet, açgözlülük, kibir. Bu günahlara çare Tespih idi. Daha sonra Meryem’i Göğün Kraliçesi olarak taçlandıran kutsal Üçlü-Birliği görür. Meryem Ermiş Alano’ya şöyle der: “Gördüklerini ve duyduklarını vaaz et. Korkma çünkü hep seninle ve Tespihime adananlarla birlikte olacağım.” O da bu bağlılığı vaaz etmeye başladı ve her yerde harika manevi meyveler elde etti.
 
Papa Hazretleri V Pius, Tespih’in Allah’ın düşmanlarını yok etmede ne kadar güçlü olduğunu iyi biliyordu. Kazandığı deneyimle Bakire Meryem’e ve Aziz Domenico’ya olan güveni sayesinde bunu öğrenmişti.
 
Roma üzerine yetkisini genişletmeyi hedef alan, geçmiş zaferler için zaten kibirle yaşayan Osmanlı İmaparatoru’nun gururunu baskılamayı başardı. Tespih’in Kardeşleğinin ve Papa hazretlerinin dualarıyla alçaltıldı.
 
Derleyen: Raimondo Spiazzi, o.p.
Tarihsel, geleneksel ve arşiv metinleri derlemesinden, “Aziz Domenico ve San Sisto all’Appia Manastırı” metninden alıntıdır.
 
 
Kaynak: https://www.corrispondenzaromana.it/san-domenico-e-la-devozione-al-santo-rosario/
 

 
 

 Üst sayfa