Domeniken Rahiplerin Karizması ve Görevi

 Vaiz Rahipler Domeniken Düzeni, görevine sadakatte bir zamana ve geleceğe sahiptir: Varlığı, aslında ona bağlıdır ve onun bir işlevidir.
 
Bu, Müjde'nin hizmet, sözler, çalışma ve kurtuluş gerçeklerinin yayılması yoluyla belirli bir şekilde sunulmasından ibarettir; tıpkı Piskopos'un etrafındaki Rahiplik düzeninin, görev ve kutsama sayesinde benzersiz olması gibi aynı zamanda gerçekleştirilecek işler için tektir (bir kilisede sorumluluk, hayır işleri, idari hizmetler, işçi rahipler vb. gibi). Gerçeğe hizmet ve onun yayılması birçok eylem alanında ifade edilir.
 
Bu hizmetkâr ordusunda kraliçe vaazdır -ister katedrallerde, kiliselerde, şapellerde, hacılıklarda, din adamı topluluklarında, küçük gayriresmi gruplarda- Tanrı'nın sözünü ilan edilir. Allah’ın Sözü’nün duyurusu, aynı zamanda vaizler için kutsal yaşama davettir. Siena’lı Azize Katherina, “Bizler Allah’ın Sözünü uygulayanlarız” der.
 
Bir Domeniken için bu bir doluluk anıdır. Kesinlikle tamamen insani, neredeyse "tensel" olan bir memnuniyet yönüne sahiptir: liderler, bazen yıldızlar konumunda bulunurlar. Ancak, baskın olması gereken, mütevazı ve yoğun bir dua tutumu içinde hizmetçi olma inancına sahip olmaktır: "Allah’ım, onları sana verebilmem için onları bana ver."
 
Günümüz dünyasındaki Kilise hakkındaki pastoral Konsil Anayasası, "zamanların işaretleri"ni aramaya başladı. Bu, çağdaş dünyadaki Aziz Domenico Düzeni için de geçerlidir. Zamanın işareti şimdi kamuoyunun rolü ve onu şekillendiren sosyal iletişim araçlarıdır: gazete ve dergiler, radyo ve televizyon.
 
Bu alanda Domenikenler kendilerini evde hissederler. Etkin çalışmışlardır ve aktif olarak çalışmaya devam etmektedirler. Sanatkârlarla bir çeşit doğal bağları vardır. Peder Lacordaire onların arasından ilk arkadaşlarının çoğunu kendine çekti. Aquinos’lu Aziz Thomas’ın ölümü üzerine, Paris'teki Güzel Sanatlar Fakültesi, çok özel bir dostluk ve ilişki temelinde onun bedenini talep etti.
 
Çoğu insan için Domenikenler aslında entelektüellerdir. Domeniken Düzeni dünyaya, tüm zamanların en güçlü spekülatif akıllarından biri olan Aquinos’lu Thomas’ı kazandırdı. İnanç bilimi olan teolojiye karşı benden bir kelime koparmaya zorlamamalılar ve yoksa kendimi olabildiğince geri çekmeye çalışacağım.
 
Aquinos’lu  Thomas muazzam bir hazinedir. Felsefi ve teolojik disiplinlerin çok zorlu dokümantasyon, düşünce, uygulama gereklilikleri ile ilgili bilimsel çalışması, Düzen’in misyonunun devredilemez bir parçasıdır. Eğer göreve olan inanç kaybedilirse, bu lütuf başkalarına verilecekti.
 
Ancak, olası bir tehlikenin ne kadar farkında olduğumuzun bilincinde olmamız gerekir; aksi halde içine düşme riskini o kadar kolaydır: Bu, “doktrin vaazları” idealini, dogmatik veya ahlaki teolojiyi, geçmişin tezlerinin tekrarını ve sesli soyutlamaların sözlü bir şekilde birleştirilmesinden ibarettir.
 
“Summa” adlı eseri vaaz etmekten gurur duyan, rahip kardeşlerle tanıştım. Bu sadece bir kez, savaş sırasında oldu: Sevgiden ve düşmanlara karşı nefret hakkında konuşmak zorunda olduğumda, o anın tutkularından kurtulmak ve objektif bir doktrin sunmak istedim...
 
Dogma değişmezdir, ancak onu sunma biçiminde bir gerçekleştirme ve onu incelemede kullanılan araçların modernliği vardır. Kutsal Kitap bilimlerinde, kaynakların ve tarihin bilgisinde bugün bir ilahiyatçının çalışmadan ve kullanmadan yapamayacağı kaynaklarımız vardır. Tarih bir düşünce boyutu haline geldi. Araştırmada ve gerçeğe hizmet etmede eşsiz bir müttefiktir.
 
Zamanımızın teolojik görevleri arasında, Ekümenizm davasına olan hizmet en en kesin ve büyük hizmetlerden biridir. Bu, sadece Düzen'in bir uzmanlığı değildir, çünkü Allah’a şükür, bu alanda çalışan pek çok kişi var ve bütün Domenikenler buna dâhil değildir.
 
Ancak, diğer kilise dostları tarafından da bilindiği üzere, Domenikenlerin bu alanda kendiliğinden bir yatkınlığa sahip olduğu bir gerçektir. Düzen'in belirli bir karizması gibi göründüğü üzere, ibadette hakikat ve özgürlük birliğini getirirler.
 
Mesih İsa’nın dediği gibi, “Hakikat sizi özgür kılacaktır.” Bizler de tam da bu kelimelerin doğruluğunun tecrübesini yaşamaktayız.
 
Ben gerçek bir Domeniken miyim? Hayatımın idealini Peder Lacordaire'ın arkadaşı olan Madam Swetchine'nin sözleriyle tanımlıyorum: "Aşka bir kişiyi sevdiğimiz gibi gerçeği sevdim" ve bunun için tarihi sevdim ve araştırdım.
 
Misyonumuz, İncil’e hizmet etmektir; yaşam tarzımız, İncil üzerine kurulu hayatın ortak yaşamda düzenlenmesidir. Aziz Domenico'nun istediği buydu. Burada yeni bir "zamanların işareti" keşfedilmektedir. Çeşitli açılardan sefil görünüyor olsa da, içinde bulunduğumuz çağ tarihteki en İncilci yaşam dönemidir.
 
Bir yeraltı nehrinin, kalın bir bitki örtüsüne hayat veren pek çok noktada toprağı deldiği gibi, İncil de bugün kadın ve erkeklerin hayatlarında akar ve İncil yaşamının kendimize özgü uzmanları olan bizlerin akıllarını karıştırarak cömert bir Hristiyan yaşamına dair seçimleri tetikler.
 
İncil tarafındaki yaşamın bu aydınlanması ve canlanması, fakir ve Hristiyan Latin Amerika halklarının özgürleştirmek ve yaşamak için yarattığı taban topluluklarda aktif görünmektedir. Domeniken kardeşlerim aktif olarak onların içlerinde yer alıyorlar ve Domeniken Genel Başrahibi, onların görev gidişatlarını dikkatle takip ediyor.
 
1971 Piskoposları Sinodu, Medellin, Papa II. Yuhanna Pavlus ve Puebla'nın özgürlüğün İncil’i müjdelemenin bir parçası olduğunu açıklaması sonuçsuz değildir. O zamandan beri, tüm Domeniken Düzeni kendisini sorguluyor: İncil yaşamının ihtiyaçları doğrultusunda hangi noktada yer alıyoruz?
 
Bu sayfaları yazan kişi kendisini tamamen sefil hisseder ve sadece mümkün olduğu alanlarda etkin hizmet sayesinde hayatının rahatlığını yeniden kazanmaya çalışır. Hizmet, mevcut kaynakların Hristiyanca kullanımı bakımından iyi bir ölçüttür.
 
Aziz Domenico, litürjik bir manastır hayatı istedi. Bizler keşiş değiliz: İncil’e olan hizmetimiz litürjik ibadet usullerinde belirli bir sadelik gerektirir.
 
Fakat teolojik ve doksolojik bir yaşam bizim görevimiz için çok önemlidir. Görevlerimizi dünyada daha fazla yaşamaya yönlendirdiğimiz için daha büyük bir aciliyet gereklidir. Aslında, belirli Hristiyanlık duygusunu kaybetme riskinin arttığı açıktır.
 
Allah’ın sözünün bolca sunulduğu, sade bir litürjinin neşeli uygulamasında yer alır. Dua ve ayin hayatının uygulanmasını gerektiren son söz hiç kuşkusuz öz teolojik çalışma değildir. Hiçbir şey, onların anlayışlarına biraz nüfuz etmek üzere Gizemlerin kutlamalarından daha etkili olamaz.
 
Bütün bunlar çağdaş dünyada Kilise içinde Domeniken Rahipler Düzeni’nin dahil edilmesidir. Açıkçası ben bu konuda tamam değilim. Bu bir bütçe değil, sadece yeniden çağrışım ve aynı zamanda bir tanıklıktır.
 
 
Yves Congar, OP
 
Kaynak: http://www.domenicani.net/page.php?id_cat=3&id_sottocat1=89&titolo=Carisma%20e%20Missione
 
 

 
 
 

 Üst sayfa