Ey Rab, sana şükrediyorum

                                                                                     
VI. Pavlus, ruhsal vasiyet ve ölüm hakkında derin düşünme

 
Ey Rab, beni hayata çağırdığın ve bundan daha öte, beni Hristiyan yaparak, yaşam doluluğuna yeniden çağırıp yönlendirdiğin için sana şükrederim.
 
Aynı şekilde, Sen’den ey Rab, hayatın armağanlarını bahşederek bana aracılık edenler için şükretme ve takdis etme sorumluluğunu hissediyorum: Beni bu hayata dahil eden, eğitim veren, iyiliğimi isteyen, bereket getiren, yardım eden, iyi örnekleriyle beni saran, şefkatiyle, güveniyle, hayır işleriyle, nezaketle, dostlukla ve sadakatle ilgilenen herkes için şükürler olsun.
 
Alçakgönüllülüğümün doğuşunu, yardımını, rahatlığını, anlamını veren doğal ve ruhsal ilişkiler için şükrediyorum: ne kadar armağan, ne kadar güzel ve yüksek şeyler, bu dünyada ne kadar umut aldım!
 
Benimki basit bir minnettarlık eylemi, hatta minnettarlık göstermek istemektir: bu ölümcül yaşam, sıkıntılarına rağmen, karanlık gizemleri, acıları, ölümcül kırılganlığı, güzel bir gerçeği, daima özgün ve hareketli sevinç ve şan ile söylenmeye değer bir olaydır: hayat, insanın hayatı! İnsanın hayatını yüceltmeye ve hayrete düşürmeye layık olmayan resim de küçümsenecek değildir: Bu muazzam, gizemli, görkemli dünya, bin gücün bu evreni, binlerce yasa, binlerce güzellikleriyle, binlerce derinlikleriyle büyüleyici bir manzaradır.
 
Neden yeterince çalışmadım, araştırdım, hayatın gerçekleştiği odaya hayran olmadım? Her şey bir hediyedir; yaşamın arkasında, doğanın arkasında, evren, Bilgelik; sonra, Aşk var! Dünya sahnesi, bugün hala büyük kısmıyla anlaşılamayacak bir tasarı, kendisini cennetteki Babamız olarak adlandıran bir Yaratıcı Allah! Teşekkürler, ey Allah’ım, sana şükürler ve yücelik olsun, ey Baba!
 
Papa IV Pavlus

 Üst sayfa