VAR EDEN YALNIZCA SEVGİDİR

Maksimilyan Maria Kolbe, Auschwitz’de 14 Ağustos 1941’de şehitlik mertebesine ulaştı. Sevginin izinde yaşanmış bir hayatın en yüksek zirvesine ulaştı. Peki, Peder Kolbe gerçekten kimdi?
 
İncil müjdecisi, gazeteci, küçük şehir manastırlarının, dergilerin; bugün hala faaliyette olan ve tüm dünyaya “Lekesiz Meryem Cemiyeti” olarak yayılmış bir derneğin kurucusu Konventual Fransisken bir peder.
Ayrıca aziz ve şehit, dünyada “sevgi şehidi” olarak bir ilk. Aziz Maksimilyan Kolbe’nin henüz 47 yaşında sona eren yaşamının, tek yaşamda on hayat gibi geçirdiği varoluşunda; birçok sayısız tanıklıkların da doğruladığı üzere kendisini tamamen Peder’e “adayarak” yaşadığı ve belki de bu nedenle böylesine iyi ve bolca meyve vermesi kaçınılmazdı.
 
Bu sene şehitliğinin 75. yıldönümünü doldurmuş olan Peder Kolbe gerçekten kim idi?
Bu soruyu, Roma’da Aziz Bonaventura Papalık Teoloji Fakültesi, Seraphicum bünyesinde Kolbiyan Enstitüsünün Müdürü ve Uluslar arası Lekesiz Meryem Cemiyeti Başkanı, Peder Raffaele Di Muro’ya yönelttik.
 
Peder Di Muro, siz, Kolbe’nin izini takip ederek o yollarından, Polonya’da katıldığınız bir hacılıktan henüz yeni döndünüz. Sizin gibi Aziz Maksimilyan “uzmanı” olan bir insana, bu yerler ne anlatıyor?
 
-       Buralara yapılan ziyaretlerin her defasında, özel bir çekicilik üreten yerlerdir. Buralar bir yol, bir çağrı, bir tanıklık işaretidirler. Kolbe’nin adımlarını yeniden kat ederek, her şeyden önce Allah’ın çağrısını dolu dolu kabul etmek istemede ve onu kendinden en iyisini vererek gerçekleştirmedeki kararlığı algılanır. Özellikle bu ziyaretlerin ardından yürekte kalan şey, Allah’ın, Polonyalı şehitte gerçekleştirmiş olduğu ve bugünün imanlılarına da öğretecek çok şeyin olduğunu gösteren eserlerinin temaşa edilmesidir.
 
Birkaç yıl önce, Zenit haber ajansına vermiş olduğunu bir röportajda, Aziz Maksimilya’nın gerçekten evrensel bir aziz olduğunu belirtiyordunuz: Gazetecilerin, ailelerin, tutukluların, hayat lehine hareketlerin, uyuşturucu bağımlılarının, beslenme düzensizliğinden muzdarip acı çekenlerin koruyucu azizi.
 
-        Maksimilyan’ın, birçok insan kategorisindekilerin koruyucu azizi olması bir rastlantı değildir. Kendisinin kurduğu dergilerde yayınlanan makalelerinde, zamanın insanlarına yönelerek, her kesimden, meslekten ve her yaştan olan insanlara derinden düşünme imkanı sağlıyor. Auschwitz’de bile herhangi bir ayrım gözetmeksizin tutuklu kaldığı yerdeki tüm arkadaşlarıyla ilgilenme fırsatı buluyor. Bu nedenlerden dolayı onun mesajı bugün hala evrensel olarak yaygındır. Kendisi, dünyaya açılan pencerede, dünyaya konuşan azizdir.
 
O halde, Peder Kolbe gibi bir azizin özelliği nedir?
 
-       Sevgi! Bu unsur, Maksimilyan’ın ruhsallığının önde gelen öğesidir. Auschwitz’deki kahramanca davranışına, hayatını bir aile babasınınki ile değiş tokuş ederek armağan etmesine ulaşmak için o, Rabbi ve kardeşleri hep daha fazla kapsamlı bir şekilde sevmeye götüren iyilik güzergahını aşamalı olarak kat ediyor. Yüreğinin heyecanından harikulade havarisel girişimler çıkıyor.
 
Bu yılki Dünya Gençlik Günü Polonya’da yapılıyor. Öngörüyoruz ki birçok genç, Aziz Kolbe’nin kişiliğini böylesine çok yakından tanıma fırsatı bulacak. Onun gibi bir tanık, bugün genç nesillere nasıl bir mesaj verirdi?
 
-        Günümüz gençleri inanılırlık bekliyor ve Maksimilyan da onlar için, dünyanın birçok yerinde, hayranlık ve taklit uyandıran bir iman kahramanıdır. Çocuklarımız çoğu zaman, sevgiden mahrum ortamlarda yaşıyorlar ve İsa’nın istediği gibi sevmenin mümkün olduğunu bilmelerine ihtiyaçları var. Bu manada Kolbe onlar için muhteşem bir örnektir.
 
Sizce, Aziz Maksimilyan’ın dini yolundaki temel aşamalar hangileri oldu?
 
-        Maksimilyan Kolbe, kat ettiği yol boyunca belirleyici birçok anlar tecrübe ediyor. Ancak, bana göre onun imanda büyük bir olgunluğa erişmesini sağlayan bir durum yaşıyor: Hayatının iki özel döneminde kliniğe yatırılmasından söz ediyorum. Azizimiz akciğerleriyle ilgili ağır bir sorundan muzdarip: Hayatının tehlikeye girmesine neden olan tüberküloz.  Ağustos 1920 ile Mayıs 1921 ve Eylül 1926 ile Nisan 1927 tarihleri arasında Zakopane kliniğine yatırılıyor. Kendisini en yüksek şekilde Allah’a emanet etmesinde, hastalığı ve hareketsiz kalmasıyla, erken gelen bir ölümün bakış açısıyla yüzleşmesi, onun sonraki müjdeci yol güzergahının temeli olacak imanda bir sıçramaya izin veriyor.
 
Hayatının bir noktasında, yoldan geri dönmeyi düşündüğü, ama dini çağrısının derin nedenlerini yeniden bulmasında annesinin ona yardım ettiği doğru mu?
 
-        Maksimilyan, tüm ailesi gibi, yurduna olan sevgisini güçlü bir şekilde “hissediyordu.” Bu hususta, ağabeyi Franciszek’in de onunla birlikte Leopolis’te dini okula girmiş olduğunu, Fransiskenleri bırakıp orduya katıldığını düşünmek yeterlidir. Aziz, Allah’ın tasarısının başka olduğunu ve tüm benliğiyle kendisini adaması gerektiğini anlıyor. Annenin rolü, Polonyalı şehidin hayat muhasebesinde temel oldu.
 
Hayat yolunun bir noktasında Aziz Maksimilyan, 1917 yılında Lekesiz Meryem Cemiyeti adıyla kurduğu ve hala faaliyette olan ve dünyada yaygın, sizin de uluslar arası sorumlusu olduğunun kuruluşu kurmaya kadar, Allah’ın Annesi için derin bir dindarlık geliştirdi.
 
-        Lekesiz Meryem Cemiyeti (M.I.) Kolbe tarafından talep edilmiş, zulüm görmüş ve her yandan düşmanlık gören her çağın Kilisesi’ne destek olmak için kurulan bir harekettir. Dua, adak, havarisellik ve Lekesiz Meryem’e adanma, derneğin yüreğini temsil eder; bugün, Aziz Maksimilyan’ın peygambersel mesajı sayesinde tüm dünyaya yayılmıştır. Lekesiz Meryem Cemiyeti’nin kuruluş amacı, çok günceldir ve bu nedenle bugün bu hareket, yeryüzünün her yerinde mevcuttur. Öyle ki görevimin en büyük bölümü, ulusal şubelerini ziyaretlerle temsil edilmektedir ve dolayısıyla her zaman yolculuk içindeydim.
 
Maksimilyan Kolbe, aynı zamanda iletişim alanında önemli eseriyle de biliniyor. Bu sorumluluğa nasıl vardı ve somut olarak ne gerçekleştirdi?
 
-       Aziz Maksimilyan, mükemmel bir şekilde zamanın belirtilerini “okumayı” biliyor. Kilise’nin havarisel faaliyetini desteklemek için, zamanın en gelişmiş iletişim araçlarına başvurmanın gerekli olduğunun farkına varıyor. Kendisi baskın bir şekilde, İncil’i ve Lekesiz Meryem’e olan sevgiyi yaymak için matbaayı kullanıyor. Burada durmuyor, çünkü “doğan” radyo aracı sayesinde de İncil’i müjdelemeyi biliyor. Somut olarak, Polonya ve Japonya’da birçok dergiye hayat vermiş ve o aynı yerlerde, Lekesiz Meryem’e atfettiği, öncü görevler icra ettiği ve halihazırda deva edilen faaliyetleriyle iki büyük manastır yapılı-Kent kurmuştur. Polonya’daki Lekesiz Meryem’in Kenti, o kadar çok büyüme kaydetti ki sayıları yedi yüzü aşan bir rahip kitlesine ulaştı.
 
Ayrıca, zamanın Papası II. Jean Paul’ün, 10 Ekim 1982’de onayladığı şehitliği, onun en yüksek zirvesini oluşturdu. Ancak o zamanlarda bir tartışma konusu patlak veren bir onaydı. Ne oldu?
 
-       Aziz Maksimilyan, sevginin ilk şehididir. Kendisi sevgi uğruna hayatını bahşediyor. Kilise, iman uğruna hayatını veren şehitlere alışkındı. Öyle ki Kolbe’nin azizlik payesine yükseltilmesi davası, olağan iman şehitlerine yönelik değil, işkencelere rağmen imanını ikrar ederek ölenlere uygun türde gerçekleşmişti. Bu türden yeni şehitlik durumu, Aziz Papa II. Jean Paul tarafından başlatıldı. Kendi yurttaşı Fransisken rahibi için yeni bir şehitlik türünü belirten, Polonyalı büyük Papa’nın baş aktör olarak daha önce hiç görülmeyen bir olaydan bahsediliyor.
 
14 Ağustos, Maksimilyan Kolbe’nin şehitliğinin yetmiş beşinci yıldönümüne tekabül ediyor. Neden Peder Kolbe Auschwitz’e dahil edilmişti?
 
-        Nazi rejimi, özel bir şekilde pederlerden nefret ediyordu ve bu durum ilk önemli nedendir. Ayrıca o, siyasi bir içeriğe sahip olmamasına rağmen, insanları düşünmeye ve sevmeye ittiği için Nazileri krize sokan birçok dergiyi yayınlayıp dağıtıyordu. Kolbe’yi durdurmak, onun başlatmış olduğu yazı işleri faaliyetini engellemek, gazete sütunları arasından dökülen sevgi “nehrini” kurutmak demekti.
 
Bir Nazi koşuğunda sevgi uğruna hayatını bahşetmesi bugün bizlere ne öğretiyor? Onun, “Ben bir Katolik pederim; mahkum edilenlerden birinin yerine beni alın.” demesi neyi ifade ediyordu?
 
-   Kolbe; hepimizin o sevgi seviyesine ulaşabileceğimizi öğretiyor. Bu da, bizim sevme yeteneğimiz her gün “alıştırma” içinde, küçük sevgi jestleri göstererek adım adım, bizleri sevginin otantik mucizeleri olmaya hazırlar. “Var eden yalnızca sevgidir.”Maksimilyan’ın sloganı-mirasıdır.
 
14 Ağustos 2016
Sabina Fadel
 

 Üst sayfa